"I believe that if you set out on an adventure and you're absolutely convinced you are going to be successful, why bother starting?" - Sir Edmund Hillary

20 Mayıs 2015 Çarşamba

2015 Tahtalı Run to Sky Yarış Raporu

Bazı yarışların başında kendinizi iyi, bazılarında kötü hissedersiniz. Eğer kötü hissediyorsanız bir noktadan sonra işlerin yoluna gireceği konusunda kendinizi kandırmaya çalışırsınız. Uzun bir yarışsa (10-15+ saat) bu çoğu zaman işe yarayabilir. İşler bir noktadan sonra az da olsa iyiye gider, ya da en azından sürekli kötüye gitmez. Ama ya Tahtalı Run to Sky gibi göreceli olarak kısa bir yarışsa? Bu durumda işleri tersine döndürmek için yeterli vakit olmayabilir. O zaman durumu kabullenip olabildiğince zevkini çıkararak başladığınız işi bitirmek gerekir.

Yarışın tamamen düz yolda geçen ve o tempoda rahat geçmesi gereken ilk 4.5 kilometresinde kendimi hiç iyi hissetmedim. Başka bir sorun var mıydı bilmiyorum ama bildiğim şey sıcak daha ilk dakikalardan itibaren kötü çarptı. Yanartaş'ın yaklaşık 1 km süren taş merdivenlerini çıkmaya başladığımda işlerin bir süre sonra düzeleceği konusunda kendimi kandırmaya çalışıyordum. Bu bölümü Mert'le beraber koştuk ve 10. km'ye kadar sanırım üç defa yolu kaybettik (detayı aşağıda). Bu biraz motivasyon kırsa da bahane değildi. Esas problem patikanın biraz dikleştiği yerlerde bacaklarımı döndürecek enerjiyi bulmakta zorlanmamdı. Dikleşen yerlerde Mert'e yol verip yavaşlayarak nabzımı düşürmeye çalıştım ama sanırım pek de bir işe yaramadı. 


6 Mayıs 2015 Çarşamba

Suunto Ambit 2 Nabız Bandı Sorunu Ve Çözümü

Yaklaşık 14 aydır Suunto Ambit 2 kullanıyorum. Geçen sene yazdığım incelemede de bahsettiğim gibi alışık olduğum başka GPS saatlerinden Ambit 2'ye geçerken kafamda bazı kuşkular vardı. Fakat bu süre zarfında tüm kuşkularım silindi ve her anlamda çok sadık bir Ambit kullanıcısı oldum.

Hiçbir marka ve model kusursuz değil. Hepsinin diğerine göre artıları ve eksileri var. Ambit 2 değerlendirmesinde zaten bunlardan bahsetmiştim. Önemli olan kendimiz ve yaptığımız aktivite için nelerin kritik önemde olduğunu belirlemek ve bunu sağlayan bir saati kullanmak. Benim için başta mesafe olmak üzere ölçülen verilerin doğruluğu çok önemli. Aktivite sırasında donma, kilitlenme, kapanma gibi sorunlar yaşamamak ve veriyi kaybetmemek, veriyi saatten bilgisayara aktarırken saç baş yolmamak yine benim için önde gelen faktörler. Kısacası saatin bana doğru bilgi sağlaması, yarı yolda bırakmaması ve her anlamda güven vermesi gerek. Saatlerce koşarken zaten çeşitli stresler ortaya çıkıyor, bir de saatin kendisi ekstra stresler yaratmamalı. Bu anlamda Ambit 2 ile ilgili hiç sorun yaşamadığımı rahatça söyleyebilirim.



24 Nisan 2015 Cuma

2015 Iznik Ultra 136 km Yarış Raporu

55. km'deki  Örnekköy kontrol noktasında gecelik kıyafetlerden gündüze geçip, İznik Ultra'da geri kalan 80 km'yi koşmak için Mahmut'la beraber istasyondan ayrıldığımızda saat 05:28'di. Sakin ama uzun geçen gece etabından sonra havanın ağarmaya başlamasına dakikalar  kalmıştı. Mahmut hızlanarak, henüz yarışın 3. km'sinden itibaren gruptan kopan ve o noktada 20dk önümüzde olduğunu öğrendiğimiz İskoç Donnie ile aradaki farkı kapatmaya çalışmakta niyetliydi. Göl kenarına sıfır koşarken ben biraz daha yavaş şekilde kendi tempomda devam etmeye kararlıydım.  Önceki yıllarda burada hep sert rüzgâr olurdu ama bu kez havada dal kıpırdamıyordu ve gün içinde 27-28 dereceye çıkacak sıcaklığın ilk işaretlerini veriyordu.



13 Şubat 2015 Cuma

Salomon Sense Pro İncelemesi

Geçen sene incelemesini yaptığım Salomon Sense Ultra çok başarılı bir yarış ayakkabısıydı. Çok çamurlu zeminler dışındaki tüm zeminlerdeki yol tutuşu, hafifliği ve ayağı tam olarak kavrayışı ile kendi türünün gerçekten en başarılı örneklerindendi. Sense Pro aynı yapıyı devam ettiren fakat Ultra'ya göre bazı küçük ama önemli farklılıklar içeren bir ayakkabı.

Sense Pro ilk bakışta Salomon'un "City Trail" adını verdiği grubun bir üyesi. Bunu evden çıkan birinin bir süre asfaltta koştuktan sonra patikaya girip koşması sonra eve dönerken tekrar bir süre asfalta girmesi olarak düşünebilirsiniz. Bu bağlamda Sense Pro'nun hem patikalarda hem yolda performans gösterecek hibrid bir ayakkabı olarak tasarlandığını söylemek yanlış olmaz.

Fotoğraf: salomon.com

3 Kasım 2014 Pazartesi

Ultra Maratonda Gönüllü Olma Rehberi

Bir ultra maratondaki en güzel duygulardan biri uzun süredir beklediğiniz bir yardım istasyonuna ulaşmaktır. Başarılı bir istasyonda sadece besinlerden enerji almakla kalmaz aynı zamanda aldığınız motivasyonla ruhunuzu da şarj edersiniz.

Bu blogu takip edenler daha önce birçok kez "gönüllüler olmadan yarış olmaz" yazdığımı okumuşlardır. En güzel parkuru bulup, en kusursuz organizasyonu yapabilirsiniz ama yarışı sahiplenecek gönüllüler olmadan hiçbir zaman istediğiniz şekilde olmaz. Diyelim bir şekilde yaptınız. O zaman da yarışın ruhu olmaz. Çünkü ultra maratonlarda gönüllüler ile koşucuların yardım istasyonlarındaki karşılıklı iletişimi bu sporun ruhunda vardır. Bunu kesip attığınızda ortaya çıkan şey aynı tadı vermez.
Fotograf: Spartathlon Official photo

29 Ekim 2014 Çarşamba

Kapadokya Ultra Trail Yarış Raporu (Gönüllü)

Bu yıl 25 Ekim'de düzenlenen The North Face Cappadocia Ultra Trail'de gönüllü olarak görev aldım. Benim için koşmak kadar keyifli ve özel bir deneyim oldu. Aşağıda bir gönüllü perspektifinden yarışın akışını okuyabilirsiniz.

Önce yarış hakkında kısa bir genel bilgi: 25 Ekim Cumartesi günü saat 07:00'de 60K (+1850m) ve 110K (+3350m) yarışmacıları start alacaktı. 30K (+900m) yarışı ise aynı gün saat 10:00'da başlayacaktı. Yarışın düzenleneceğini yaz başında öğrendim. O zamanlar Spartathlon hazırlıklarım tam gaz devam ediyordu ve doğrusunu söylemek gerekirse 26 Eylül'den sonrasına konsantre olamıyordum.Ama Sertan ve Serkan Girgin'in işin içinde olduğunu bildiğim için bunun her ayrıntısı düşünülen ve profesyonelce düzenlenecek bir yarış olacağından kuşkum yoktu.



9 Ekim 2014 Perşembe

Spartathlon 2014 ve Destek Ekiplerine Tavsiyeler

Spartathlon'da bana destek olan ekipten Suna Altan, yarıştan sonra yarışın medya sponsoru advendure.com için son derece faydalı bir yazı yazdı ve yarıştaki gözlemleriyle birlikte iyi bir destek ekibi üyesi olmanın püf noktalarını sıraladı. Aşağıda bu yazının Türkçe'sini bulabilirsiniz. Ben koşucu olarak kendi yaşadıklarımdan deneyimimi raporumda anlattım. Aşağıda da Suna'nın kaleminden destek ekibi olarak yarış boyunca nelere şahit olduklarını ve bundan sonra Spartathlon'da veya herhangi başka bir yarışta böyle bir görev üstlenecek olanlara çok değerli tavsiyelerini bulabilirsiniz.

Ivan Cudın - 2014 Spartathlon Wınner Photo:advendure.com

5 Ekim 2014 Pazar

Spartathlon 2014 Race Report - I Want to Break Free

There are ultras. There are many. Then there is Spartathlon. Spartathlon is Spartathlon. Simply. That's it. If you don't go and see, you cannot understand how it is. - Alessia De Matteis
Yes, it's really hard to describe Spartathlon. To fully grasp its meaning, history, culture and toughness you have to experience it firsthand. But I'll try my best. Here's my account of the Spartathlon 2014.

As a quick note, one week before the race, advendure.com published an English interview with me as I was the first Turkish runner to attempt the race in Spartathlon's 32 year history. If you want, you can read it at the bottom of this page to get my pre-race thoughts. It may give you a more complete picture.

With that said, let's move on to the race. 


Photo: Nikolaos Petalas

3 Ekim 2014 Cuma

Spartathlon 2014 Yarış Raporu

There are ultras. There are many. Then there is Spartathlon. Spartathlon is Spartathlon. Simply. That's it. If you don't go and see, you cannot understand how it is. - Alessia De Matteis
Spartathlon’u yazıyla anlatmak inanın çok kolay değil. Gerçekten gidip yaşamak gerek. Ama deneyeceğim. Eğer bu yarış hakkında iyi bir bilginiz yoksa ve daha önce okumadıysanız önceki iki yazımı okumanızı öneririm çünkü ancak o zaman bu yazı size gerçek anlamda bir şeyler ifade edebilir. Bu rapor yeterince uzun ve o yazılarda yazdığım şeyleri burada tekrar etmeyeceğim. 
Spartathlon (Genel bilgi)
Sparta'ya Giden Yol (Bilgi + yarışa hazırlık periyodum).



Foto: Nikolaos Petalas

8 Eylül 2014 Pazartesi

Sparta'ya Giden Yol

Spartathlon'la ilgili yazdığım yazının üzerinden 5.5 ay geçmiş. Bu arada neler oldu, kafamdakileri ne oranda yapabildim ve 26 Eylül'deki yarışa artık sayılı günler kalmışken fiziksel, zihinsel, ruhsal ve duygusal yönden ne durumdayım? Hem bu konular üzerine bir değerlendirmede bulunup hem de yarışla ilgili bazı bilgiler paylaşacağım.

Kısaca tekrar özetlemek gerekirse Spartahlon Atina'dan başlayıp 246km uzaklıktaki Sparta şehrinde Sparta Kralı Leonidas heykeline dokunmanız ile son bulan dünyanın en köklü ve prestjli ultra maratonlarından biri. Bu yıl aralıksız olarak 32. kez düzenleniyor. 36 saatlik acımasız zaman limiti, içerdiği dağ tırmanışı, pacer'a izin vermemesi yarışı diğerlerinden ayıran en önemli özellikleri.

Efsaneye göre Pers ordusunun Atina'ya saldırmaya hazırlanması ile Yunanlılar en iyi koşucuları olan Pheidippides'i Sparta'lılardan yardım istemek için Atina'dan Sparta'ya gönderirler. Pheidippides sabah başladığı koşuda ertesi gün güneş batmadan Sparta'ya ulaşır. İşte bu sebeple yarış da Sparta şehrindeki Kral Leonidas heykeline dokunmanız ile sona eriyor. Yarışın tarihi, neden ultra maraton dünyasının en saygın yarışlarından biri olduğu ve diğer birçok detay için önceki yazıma göz atabilirsiniz

Diğer konulara geçmeden önce aradan geçen zamandaki gelişmelerden kısa kısa bahsedeyim.